30 Ekim 2008 Perşembe



29 Ekim -Üsküdar



Yusuf Dedesinin kendine özel verdiği ud konseri Elif'in çok hoşuna gitti. Büyük bir ilgiyle hem izledi hem de dinledi dayımı.

dayım&elif

Abim yanımda, kuru ekmeğim de elimdeyse keyfim yerinde:)

Cee eee !

Leylek leylek havadaaa...

Gecenin bir vakti yine abisinin masasında

Uyku fena bastırsa da karıştırmaya devam:)



Gözler artık açılmaz olmuş ama bizim kız hala iş başında:)



Masanın üzerindeyken yanından ayrılamıyorum haliyle. İşim başımdan aşkın olmasına rağmen, boşa geçen zamana çok üzülsem de kah oturarak kah ayakta nöbet tutuyorum yanında.



Rukiye Teyzesi'nin hediye ettiği bu sarı hırkayı Elif'e çok yakıştırıyorum.




Çoğu zaman raflardan sonra sıra çekmeceye geliyor, bu sefer de sandalyeye kuruluyor Elif Hanım

Pillerle oynamamasını söyleyince bana küstü, başını eğip uzun müddet hareketsiz durdu.

kafa kalktı bu sefer de dudak büküldü:(


Kıyamam ben sanaa:(((

Biraz çekil abi, bende kılacağıım!


Ne kadar devam eder bilmem ama Umudi 1 aydır düzenli namaz kılıyor. Maşallah!


Dünya tatlısı Zeynep Ablasıyla

Yine masada hep masada...:(


Amerika'nın şalvarı


Malatya'nın şalvarı:)
Babannesi benim namaz eteğimden Elif'e iki tane şalvar dikti. Ee artık yaza kayısı toplamaya hazırız.

Yatağından başka her yerde uyurken görmek mümkün

Babaanne ve dedeyle bizim parkta..



Mısır Çarşısı'nda..

Sultanahmet'de..
*Kızım artık bana yardım etmeye başladı. Ben çamaşırı asarken sepetten birer birer çamaşırları çıkarıp "anne al" diye bana uzatıyor.
*Kumandamızda bi problem var. Bazen pillerde temassızlık oluyor. Biz de diğer elimize vurarak çalıştırıyoruz. Geçenlerde Elif de tuşlara basıp kanalı değiştiremeyince kumandaya şiddet uygulamaya başladı:)

Blogspotun kapatılmasıyla ilgili olarak Özlemle birlikte Today's Zaman'a verdiğimiz röportajın bulunduğu haberin linki. Bizim haberden hemen sonra da bloglar açıldı zaten:P

http://www.todayszaman.com/tz-web/detaylar.do?load=detay&link=157012

7 Ekim 2008 Salı


KUZENLER BALONCUK PATLATIRKEN:)

Baloncukları görünce çok heyecanlanıyor Elif. -fotolardan da anlaşıldığı üzere:)- Yakalamak için hopladı zıpladı ama Zeynep boy avantajını da kullanarak artistik hareketlerle patlatıverdi.
Havalar sıcakken vantilatör yardımıyla yapıyordum baloncukları:) Onyüzbin baloncuk oluyordu!
Bu fotoda Zeyno'yu pop star Bayhan'a benzettim:))


Hangisini yakalayacağına karar verememiş Elif:)


Fotoğraf makinasını almak için mızırdanırken..

Şükü'nün tabiriyle "yoh yaaa":)



Son zamanlarda evdeki en sevdiği mekan abisinin masasının üzeri.

hop hop hopbalaaa!



TV izlerken dalıp gitmiş Elif.



Bu videoyu eklemeyi unutmuşum. Bayağı önce çekilmiş ama olsun.. Günden güne çok farkediyor maşallah.

"Banyo yaparmısın?" diye sorunca hep böyle üstünü başını çekiştiriyor. Burada banyo yapmasının ne kadar şart olduğunu anlatmak için sanırım kaşınmış da:) Ağzın nerede diye sorduğumda ağzını açıp kapıyor. Son gösterişi olmasından korktuğum için gözün nerede diye soramıyorum. Öyle bir parmaklıyor ki gözünü çıkarmasından endişe ediyorum.

Elif'in de, Asude Meryem gibi yediğinden bize de vermeden boğazından geçmiyor .

Elif bayramlıklarıyla..

Bayramın 1. günü Gemlik'deki çok sevdiğim eltim Mehtaplara gittik. Hem henüz bir aylık bile olmayan minik kızları Zühre Nur Hanım'ı gördük, hem de kayınvalidemleri alıp 2. günü geri döndük. Bu salıncağı Umut da Elif de çok sevdi. İnşallah yeni evimize taşınınca ben de böyle bir salıncak alacağım.

Dede-torun dönüş yolunda, feribotta.

Çirkin Elif.

Dedesi çirkin olmayı öğretti:)

Arı değil sinek ısırığı!

Koca yaz boyunca sivrisinek görmemiştik evimizde. Bu soğukta bu sinekler nerden çıktı anlamadık. Sanki arı sokmuş gibi şişti sertleşti eli:( Hele kaşınmasına hiç dayanamıyor insan:( Yüzünü de 5-6 yerden ısırmış hain sinekler. Ertesi gün intikamım feci oldu ama tabii olan oldu. Dedesi ertesi gün Elif'i o halde görünce "soyha sinekler yemiş bitirmiş çağamı":) dedi ve sinek kovucu aldı da çağamız rahat etti:)

Mutfakta makarna yerken ne aklına geldiyse abisinin odasına koştu.

Pijamasinın arkasındaki bu yama Umut hariç hiçbirimizin hoşuna gitmedi. Umut'un gönlü olsun diye o gün öyle gezdiyse de ertesi gün ilk işim o parçayı söküp çıkarmak oldu.


Topacı çekmeceden buldu çıkardı sonra tekrar yemeğine devam etti:)


21 Eylül 2008 Pazar

KUZENLER KURTLARINI DÖKERKEN:)




dj elif:)

O minik ellerden o ses nesıl çıkıyorsa?? Elif, Zeynep Ablasının hayranı, Zeynep de çok iyi idare ediyor çok seviyor Elif'i. Maşallah araları çok iyi. Hep böyle devam eder inş.



Karıştırmadığı yer yok ama en çok abisinin odasını kurcalamayı seviyor galiba. Dün abisinin tangramının parçaları yemek yapacağım tencerenin içinden çıktı:) Oyuncak sepetinde de sık sık alakasız nesnelere rastlamak mümkün. Vanilya paketi, süzgeç, .. gibi.

:)


Bazı akşamlar bu pufun üzerinde sallanarak uyuyor.

NİLÜFER KONSERİ

Bütün gün abisiyle ve Zeynep Ablasıyla oynamaktan bitap düşen Elif, akşam erkenden uyuyakaldı. Ben de taşınmadan Bahçeşehir'in nimetlerinden yararlanmak istedim ve Elif'i evde bırakıp-Bülent'e de "çok zor durumda kalmadığın sürece beni çağırma!" diyerek:)- ablamlarla birlikte Göletteki Nilüfer konserine gittim.



Konser öncesi hepimiz ayrı ayrı yerlere dağıldık

50 nin üzerinde olmasına rağmen Nilüferin saçı başı hali tavri genç kız gibiydi. Bodur tavuk her dem piliç sözünü doğrulayan bi hatundu!:) Çok güzel bir gece geçirdik, çok eğlendik. Teşekkürler Nilüfer Apla:P

Doğduğundan beri ilk defa 3,5 saat kesintisiz uyuyup rahat rahat konseri dinlememe izin verdiğin için sana da teşekkürler kuzucum.

17 Eylül 2008 Çarşamba

YENİ MAKİNAMIZDAN YENİ VİDEOLAR

Bu puf ile ne alıp veremediği var bilmiyorum ama çok uğraşıyor onunla. Yerden yere atıyor, tekmeliyor,..:)

Yaşına, cüssesine göre çok ağır ya da hacmi büyük eşyaları taşımaktan çok zevk alıyor. Kalın kalın kitapları, kocaman yastıkları,.. bir odadan öbürüne taşıyor banamısın demiyor:) Kendi küçük ama gücü kuvveti enerjisi yerinde maşallah.

Minik maymun:) Bu cıyaklamalar da yeni başladı. Evi süpürmek bile kabusa dönüştü. Ya süpürgenin tepesinde, ya fişiyle uğraşır vaziyette, ya kablosuna dolanmış,..bir an gözünü üzerinden ayırmaya gelmiyor:(

12 Eylül 2008 Cuma

Mayıs 2008
Ne çabuk alışmışız dişlerine, dişsiz hali pek tuhaf geldi:)


*Bugün ablamlardaydık. Zaten ya onlar bizde ya biz onlarda.. Taşınınca sık sık görüşme imkanımız olmaz diye her fırsatı değerlendirmeye çalışıyoruz. Elif, Zeynep ablasının oyuncaklarıyla özellikle de minik tabak tencere takımlarıyla oynamaya bayılıyor. Parmak kadar bebekleri var onları elinden düşürmüyor. Ablama "Acaba Elif bunların insan olduğunu bilerek mi oynuyor yoksa farkında değil midir?" diye sordum. (O kadar minikler ki yüzleri bile belli değil)Çok geçmeden Elif erkek olanı gözüme sokup "baba" dedi:)) Bizim sandığımızdan çook fazlasını biliyor bu cingözler. Maşallah!
*Geçen gün de oyuncak biberonu bebeğinin ağzına "mamma!" diye tıkarken yakalamıştım:)
*Küçük parçalı hiçbirşey bulundurmamaya çalışıyorum ortalıkta. Eğer ağzına götürürse benim panikleyeceğimi, tepki vereceğimi çok iyi bilmesine rağmen yerde birşey bulursa "anneeee" diye sesleniyor önce sonra ağzına götürüyormuş gibi yapıyor:)) Resmen dalga geçiyor benimle.
*İlacı görünce saldırıyor. Bayılıyor ilaç içmeye.
*Elif kaç aylıktı hatırlamıyorum sanırım 8-9 aylıktı. Tattırmak için ağzına minicik bir parça ceviz vermiştim. Anında diliyle dışarı itmesine rağmen çok kötü alerji yapmıştı Elifte. Yüzü kızarmış gözü sanki yumruk yemiş gibi şişmişti:( Geçenlerde Bülent taze ceviz almış. Elif'in hassasiyetini bildiğimiz için ona vermediğimiz gibi dokunmasına da izin vermedik. Hatta elimizi yıkamadan dokunmadık bile çocuğa. Ama Elif yine çok rahatsızlandı yüzü gözü şişti, başladı hatur hutur kaşınmaya:(( Aynı ortamda bulunması bile kuzumu hasta etti:((
*Güdümlü füze gibi nereye gitsem saniyesinde peşimde:)
*Daha hızlı koşmaya başladı. Nedense dışarıda yürümek istemiyordu yürütemiyorduk bir türlü. Bu akşam bol bol dışarıda da yürüdü.
* Kendi ekseninde dönmeyi çok seviyor. Hopluyor zıplıyor. İyice hareketlendi son zamanlarda. Ele avuca sığmıyor.

3 Eylül 2008 Çarşamba

İLK KELİMELER
  • ALLAH
  • alo
  • al
  • ver
  • pis (abisinin odasındaki çöp kutusuyla oynamaya yeltenince "pis o pis" dememden öğrendi bu kelimeyi de bence çöp kutusunun adının pis olduğunu sanıyor da olabilir:)
  • olduu (genelde legolarıyla oynarken!)
  • bittiii
  • abla
  • ada(abi)
  • hadi
  • anne-baba-dede-mama bunları uzun zamandır söylüyor zaten.

Şu an aklıma gelenler bunlar.


*Henüz söyleyebildiği kelimeler çok değilse de birçok şeyi anlıyor, derdini işaretlerle anlatabiliyor maşallah.

*Geçenlerde Umut'a "hadi oğlum Elif'in tokasını getir de saçını toplayayım" dedim. Umut'dan önce tokayı getirmiş bana, "al!"demez mi?:)

*Dün Umut Elif ben mutfaktayız. Elif balkona çıkıp "hadiii" diye bağırınca o sırada bahçeyle ilgilenen kapıcımız Adil "efendim" diye karşılık verdi. İkinci "hadiiii!" de tekrar... :)) hadi'yi Adil olarak anlamasına şaşmıyorum da ufak cocuk hatta bebek sesiyle yetişkin sesini nasıl ayırt edemedi onu anlayamadım. Umutla aklımıza geldikçe güldük gün içinde.

*Acıktın mı? diye sorduğumda eğer acıkmışsa "mamma, mamma" diyor heyecanla. Yemek istemiyorsa sesi çıkmıyor.

*"Çorba ister misin?- Üzüm getireyim mi sana?- Dondurma yiyelim mi?,... "diye sorduğumda da onlarında yiyecek olduğunu anlıyor ve "mama" diyor eğer yemek istiyorsa.

*Ben namaz kılarken o da karşıma geçip ağzını kıpırdatıyor:)

*Eh, bizimle oruç da tutuyor sayılır;)

*Doğru dürüst yemek yemiyor ama ekmeği çok seviyor, güzel de yiyor. Allahtan gluten alerjisi çıkmadı tahlil sonuçlarında:) Evin her tarafını kırıntı yapsa da bari midesine birşeyler gitsin diye veriyorum ben de.Büyüyünce kızımı fırıncıya mı versem napsam:P

*Çook güzel şarkı söylüyor!:)) Hep aynı makamda söylüyor ama, hiç değişmiyor tonlama. Eller kollar sanki sahnedeymişcesine sallanıyor falan.

*"Banyo yapmak ister misin?" diye sorduğumda hemen üstünü başını çekiştiriyor. Üzerindekileri çıkarmak istiyor.

*"Hadi parmağımı tut, mutfağa-yatmaya-banyoya gidelim" diyorum. Parmağımı yakalayıp söylediğim yere götürüyor beni.

*"Ayakkabılarını getir giydireyim" dediğimde ayakkabiları getirip ayağını uzatıyor.

*Şimdi aklıma Umut'un 1,5-2 yaşlarındayken ve onun ayakkabısını giydirirken söyledikleri geldi:) Umut'a önce sağ ayağının ayakkabısını giydirip sonra da öbür ayağını uzatmasını isteyip solu giydiriyormuşum ki, bir gün önce solu giydirip daha sonra "öbür ayağını uzat oğlum" dediğimde sağ ayağını göstererek "anne bu ayak!", sonra solu göstererek "bu da öbür ayak!" diye sert bi şekilde ikaz etmişti beni:)))

*Yıllardır internetten tanıdığım, hayatima dair bir çok şeyi paylaştığım ama bir türlü yüzyüze görüşme fırsatı yakalayamadığım arkadaşım Yaseminle (ve şeker mi şeker kızı ile-maşallah!)nihayet bu yaz görüşebildim. Kısa da olsa ziyaretin ve güzel hediyelerin için çook teşekkür ederim Yasemincim..


Ebru Ablasının hediyesi olan elbisesiyle.


Sepetten oyuncak almaya çalışırken dengesini kaybedince..


Fotograf makinamız olmadığı için eski fotoğraflardan birkaç tane koymak istedim bugün:) Ama yeni makinamız da haftaya elimizde olacak inş.

10 Ağustos 2008 Pazar

BOL İĞNELİ BOL TAHLİLLİ BİR HAFTA

Aydın'dan döndüğümüzden beri Elif'in hafif ateşi ve ishali vardı. Dişinden dolayı olabileceğini düşünerek çok üzerinde durmamıştım. Ama geçen pazar kakasında kan görünce hemen Bülent'i çağırdım ve vakit kaybetmeden acile götürdük Elif'i. Yapılan tahlil sonrasında maalesef bağırsaklarının iltihaplandığını öğrendik:( Acildeki dr. Desefin adinda 5 iğne verdi ve ertesi gün mutlaka kontrole getirmemizi söyledi. Bir sonraki gün dr. hastalığının yanında Elif'in çok gelişememiş olmasının üzerinde de durdu. Zinko ve multivitamin verdi. Ayrıca haftada bir yaptırılmak üzere yine B12 iğneleri verdi:((ah bu iğneler!:(
Rahatsızlığı için verilen antibiyotikler biter bitmez Elif'i tekrar görmek istediğini söyledi. İğnelerden sonra yaptırdığımız tahliller çok şükür temiz çıktı. Bu sefer de Dr. umuz Elif'in çölyak hastası olabileceğinden şüphelendi. Bağırsak iltihabı, ishal, iştahsızlık, iyi gelişememe vs. gibi belirtiler bu hastalığın belirtileri olabilirmiş. Onun için tekrar tahlil yapıldı. İğneleri bitti diye sevinmeye kalmadı kuzucuğun canı bu sefer de kanı alınırken yandı:(
Tahlil sonuçlarını perşembe günü alacağız.Heyecanla biraz da korkuyla sonuçları bekliyoruz. İnşallah korktuğumuz olmaz.:( Yoksa ömür boyu zor bir diyet uygulamak zorunda kalacak:(
08-08-08

8 Ağustos kızımın ve benim birlikte kutlayacağımız ilk doğum günümüzdü. O gün Bülent'in gece geç sattlere kadar çalıştığı gün olduğu için doğum günümüzü bir gün gecikmeli kutladık. Kendim için büyük boy Elif'e de küçük boy olmak üzere iki pasta aldık. (Bülent'in bir pastayla kurtulmasına izin vermedim:P) Uzun zamandır görüşemediğimiz Levent Amcamız da o gün işi icabı İstanbul'daydı ve gün içinde ziyaretimize geldi. İşin ilginç kısmı onun doğum gününün de 8 Ağustos olmasıydı:) Toplu nikah, toplu sünnet gibi toplu doğumgünü kutlaması yaptık:))
*Çarşamba sabahı Belçika'dan Neslihan ve yakışıklı oğlu İbrahim bize geldiler ve birkaç gün kaldılar. İbrahimle tanışma ve Neslihan'ı daha iyi tanıma fırsatı bulduğum için çok mutlu oldum.
*Şükrancıım hediyelerin için çok teşekkür ederim tekrar.

BİRKAÇ TATİL FOTOSU DAHA

Bozuk makinamızdan aktardığım son pozlar:)
Geçen sefer yazmayı unutmuşum.3 hafta ayrılıktan sonra Aydın dönüşü Elif'in babasını unutacağını en azından kucağına gitmek istemeyeceğini düşünmüştüm. Ama hiç düşündüğüm gibi olmadı. Havaalanında babasını görünce resmen gözleri parladı ve gülümseyerek babasının kucağına atladı.:)


havuzu da...




kumu da çook sevdik.