12 Ocak 2011 Çarşamba


POLONEZKÖY

Gazete pikniğinden-8 ay öncesine ait- fotoğraflar.













************


Piknik sonrası Polonezköyden Avcılara Umutun mezuniyet yemeğine yetiştik. Her birimiz güneşten ıstakoz gibi kızarmış bir halde..

Bilgisayardan uzaklastırmak için kağıt kalemlerle haşır neşiriz son günlerde. İsimlerimizi artık bakmadan yazabiliyor.

Köfte yağmurunu izlerken kendinden geçen Elif. Yine bilgisayar bağımlılığından kurtarmak için aldığımız CD lere tahminimizden fazla ilgi gösterdi Elif. Bu sefer de film bağımlısı oldu sanırım.:)İzleye izleye ezberlemiş de, konuşmaların çoğunu birkaç sn. öncesinden söylüyor. Film arşivinde şimdilik; Oyuncak Hikayesi 1, 2, 3, Köfte Yağmuru, Yukarı Bak, Cesur Civciv, Sevimli Canavarlar, Sünger Bob ve Ratatuy var.

Ve Ömer Yumurcak'ta:)

Yumurcak'tan an çekim için Ömer'i almaya geldiklerinde ablamlardaydık bizde. Hasta olduğu ve bizi, daha doğrusu Umut'u bırakmak istemediği için çok söylene söylene gitmişti.

Dilinin dönmediği kelimelerden birkaçı daha;

mayonez-maniyes

ceket-geçet

utangaç-utancak

CD-sildi

yakmak-yandırmak

düzeltmek-güzeltmek

kucağına-duççana

eskiden-eksiden

toy story-dostoori

4 Aralık 2010 Cumartesi


En iyi anlaştığı arkadaşlarindan Mehmet ile..

Dinlemekten de okumaktan da hic sikilmadigi kitaplariarı..

29 Kasım 2010 Pazartesi

Timas'in 'mini masallar' kitaplarini cok sevdi Elif. NT'ye her gittigimizde evde olmayanlardan secip secip aliyor. Seriyi tamamlamak uzere. Kitaplardan birinin adi, "Tonton ve Arkadaslari" Ali Bey ve kulubesi var.. Ama Elif kitabi her eline aldiginda okumaya baslamadan birkac saniye dusunuyor, (okumaya baslamadan derken, bizden dinleye dinleye artik nerdeyse hepsini ezberledi!) sonra kadar veremeyip bana soruyor; "Anne yaa, Ali Bey'in kulubesi miydi, Kulu Bey'in alibesi mi?":))
Bulent de kucukken Asuman adinda bir hemsireye pansumana gitmis. Ama Asuman Hemsire mi pansuman yapiyor, Pansuman Hemsire mi asuman.. karistirirmis:)) Babasinin kizi!

Kitaplarindan birinin adi da "sincap nazik" Elif'in degisiyle; "simcak zanik":)

'Zayif'a 'yavız' diyordu. Gecenlerde kafaya taktim dogrusunu soyletecegim diye. Defalarca heceleye heceleye tekrarlattim. O gunden beri zayifa artik 'davız' diyor:))

Kendisine karsi o kadar hosgorulu ki.. Gecen gun yemegini yerken meyve suyunu oldugu gibi doktu, ne ust bas kaldi, ne masa, ne hali.. Benim birseyler deneme firsat vermeden "Hicbir sey olmaz, sanki kiyafetim mi yok, degistiririm olur biter, masayi da islak mendille sildik mi tertemiz olur....":)

Bulent'e bu yil hacca gitmek kismet oldu. Birlikte gidebilmeyi cok istedim ama bu yil mumkun olmadi. Insallah onumuzdeki yillarda... O yokken yalniz kalmayayim, hem de bayrami birlikte gecirelim diye annemle babam geldiler. Arefe gunu ablamlara gectik. Coluk cocuk birlikte -bayram gibi- gecirdik bayrami. Teyzemler ve dayimlar da karsida oldugu icin onlarla da sik sik gorusme sansimiz oldu.
Gozumu kararttim arabayla goturup getirdim annemleri karsiya. Daha once de karsiya gecmistim ama yanimda ya ablam ya Bulent vardi. Yakin semtlere yalniz gitsem de karsiya gecerken nedense yanimda araba kullanabilen biri olmadan kendimi rahat hissetmiyordum. Bu takintimi da boylece asmis oldum.
Bayramdan sonra da, Bulent donmeden bir gun once Guldane Ablalar geldiler ailecek. Uc gun de onlarla birlikteydik. Kalabalik olunca tatilimiz de dolu dolu ve guzel gecti cok sukur. Bulent hacdan hasta dondu. Klimadan muhtemelen. Ondan Elif'e, Elif'den de bana bulasti. Bulent dun yorgunlugunu atamadan ve tam olarak iyilesemeden Uganda'ya gitti.Simdi iki hasta, birimiz bi koltukta digerimiz obur koltukta devrilmis koh koh oksurup yatiyoruz:((

5 Kasım 2010 Cuma

Hamile kavun:P

Bu yasima geldim ilk defa boyle bir manzaraya sahit oldum. Biraz daha bekleseymisiz nur topu gibi bir kavunumuz olabilirmis;)

Gecen hafta sonu 'fasuli' de

Bulent'in telefonundan gecen yila ait bir foto.. Yer: K. Cekmece Golu.

Elif'e hamileyken IBB den boyamamiz icin bu laleyi gondermislerdi evimize. Hamile hamile boya kokusunu fazla solumamak icin hic ozenmeden boyamistim. Bu haliyle hicbir yerde gormeyi ummazken lale zamani gittigimizde Emirgan Korusunda gorunce cok sasirdim. Sukran'in annesinin tabiriyle hayvancagiz;) digerlerinin yaninda o kadar siradan ve sonuk duruyordu ki sergilendigine sevinsek mi uzulsek mi bilemedim:)

Abi kardes aski..

28 Ekim 2010 Perşembe

*Bir türlü dilinin dönmediği kelimelerden birkaçı daha:

Çizgifilm- çiğçilim
Şaşede munucakta çiğçilim izlemeyi seviyor!
Fatmagül- Satmagül:)
Feribot- Sarıtop
Bu kelimelere bakıp 'f''yi söyleyemediğini sanmayın çünkü;
Sayfaya da Fayfa diyor!:)
Corn flakes- Tomsilek(Tom Selleck:P)
Zayıf- Yazıf
Yardım-Yağmır

*Disari cikacagimiz bir gun ayagima dolanmasin diye once onu giydirip kapinin yaninda beklemesini soyledim. Hazirlanmam biraz uzun surdu galiba disaridan seslendi,"Anneee, hadi artik sonsuza kadar(!) seni beklemek istemiyoruuum!" :))

*Ben mutfaktayim, Elif de her zaman oldugu gibi yanimda hatta dibimde. Umut odasindan beni cagirinca bi hisimla abisinin yanina gitti ve "Niye annemi cagiriyorsun yaa, isi oldugunu bilmiyor musun? Senin ayaklarin yok mu? Sen niye mutfaga gelmiyorsun?...." Umut'da cit yok!:)


5 Ekim 2010 Salı

Zeyno ve Elif... Ablamlarda..

Evin manzarasi cok guzel.. Pencereden bakinca insanin ici aciliyor..

*******




Neslihanla kaçamak yaptığımız bir cumartesi..
Hava, manzara,.. hersey kusursuzdu ama atların kokusundan başımız ağrıdı, midemiz kalktı. Büyük Ada'nın doğru bir tercih olmadığını gider gitmez anladıysak da akşama kadar kokuya dayanmaya, ozgurlugumuzun tadini cikarmaya calistik.

Dilburnu
:)) Yillar once Ankara'da otururken Sukran, Saliha ve Humeyra ile birlikte gezmeye gelmistik Istanbul'a. Umut, Elif kadar bile degildi ama bize hic zorluk cikarmamisti. Azap Yokusu'nu bile hic kucak istemeden cikmisti. Yoruldugunda comelip dinlenmek icin izin istemisti ara sira, o kadar. Dusunuyorumda, Elifle nerdeeeee.:)
4 arkadas Ada'ya da gitmistik. Bu piknik masasininda oturup sessiz sinema oynamistik. O gun bu gun 'murebbiye' kelimesini her duydugumda o gunu hatirlar gulerim ;) :D

*******

Elif'in 160 parcalik yeni yapbozu.
60 ya da 160 farketmiyor, onune gelen yapbozu -benden cok daha hizli- yapiyor, hic affetmiyor:P Sirada 500lukler var;)

*******

Yazin, bir sabah bu halde uyandi karakuzu. Gorunce soke oldum tabii.(bu fotoyu soku atlattiktan, yani sislik epey bi indikten sonra cekmistim!) Cocukcagiz da beni gorunce irkildi. Benim korkmamdan korktu sandim once ama kucagimda, elini yuzunu yikamaya banyoya gittigimizde aynadaki goruntumuzu gorunce lanetlendik mi nolduk diye dusundum uykulu uykulu:P Onun alt dudagi sismis, sarkmis benim bir gozum kapanmis..:))
Sivrisinegin marifeti oldugunu anlayinca ilk isimiz butun pencerelere tel taktirmak oldu.
Benim gozumun kizarip, kapanma nedeni de 'arpacik' mis bu arada;)

Iki yil once de elini iste boyle davul gibi sisirmislerdi:(

Elif'in komik kelimelerinden su an aklima gelenleri:

abur cubur-acur cubur
kiyafet-kifayet
hareket-hakaret
misafir-samfir
sincap-simcak