21 Nisan 2009 Salı


*Elif geçenlerde çok derinden öksürmeye başlayıp bizi korkutunca gecenin bir vakti hastanenin yolunu tuttuk. Dr. muayene ederken benim kucağımdaydı ve çok ağladı:( "Anne bitti anne bitti!" diye bağırdı sürekli. Benden fayda gelmeyeceğini anlayınca abisinin gözünün içine bakıp "abi yaaa, abi yaa, bitti" diye abisine kendisini kurtarması için adeta yalvardı.
*Yemek sonrası elini yüzünü yıkadıktan sonra kurulamayı unutmuşum. "anne avluuu?" diye hatırlattı hemen. Ama sonra "bu neydi kızım?" diye sorduğumda tekrar etmedi. Birkaç defa daha oldu, bazı kelimeleri ağzından kaçırdı ama "ne dedin" diye sorunca tekrarlamadı.

Bir, iki üççç,..

Hopbaaa!

Kaybolmak istemiyorsanız beni takip edin!!

Tuluhan&Umut







Bülent'e de çantam pek bi yakışmış:)





Geçen hafta sonu Özgelerle birlikte Emirgan'a gitmeye niyetlendik. Ama trafik çok yoğun olunca ve Mehlika da rahatsızlanıp arabada istifra edince Emirgan'a gitmekten istemeye istemeye vazgeçip yakın bir yerlere gitmeye karar verdik ve şu meşhur göletimize gittik:) Çocuklar çok eğlendiler en çok da Elif sanırım. Bütün gün hopladı zıpladı, parktafi kazları ördekleri inceledi,...
Rahatsız olduğu için tekrar üşütme riskini göze alamadığımdan 10 gündür yıkamamıştım Elif'i. Gölet dönüşü o yorgunluğun üzerine -uzuun bir aradan sonra- banyosunu da yapınca erkenden uyuyakaldı ve bütün gece deliksiz uyuyup sabaha her zamankinden geç kalktı. Sabaha öyle dinlenmiş ve mutlu uyandım ki ben de 20 aydan sonra..
Doğduğundan beri ilk defa 18 nisan gecesi sabaha kadar hiç uyanmadan uyudu(uyuduk!)Bunun çok sık olmasını dileyerek bu günlük yazacaklarımı burada sonlandırıyorum..
Böyle yazmaya devam edersem bu gece de hiç uyumadan geçirdiğim gün olacak yoksa çünkü...




Bülent'in Adanadaki yengesi ve kuzenleri bize geldiler. Çok yakın akraba olmalarına rağmen ben de 12 yıl sonra yeni tanıştım. Elif ilk gün uzak durup çekindiyse de ikinci gün kucaktan inmedi.





İki hafta kadar önce de
Ozy erkek kardeşine kız istemeye İstanbul'a gelmişti. Fotolar o günden.. Birkaç gün bizde kalmalarını beklerken bi "cee!" deyip çıkmak durumunda kalmışlardı:( Özlem annesi ve kardeşleriyle geldiği ve onlarla birlikte hareket etmesi gerektiğini bildiğim için çok ısrar edememiştim. Geçen gün arayıp tekrar geleceğini söyleyince çok sevindim. İnşallah Asude ve Özlem yarın bizdeler.. Bekle bizi Emirgan, boğaz,...



Onlarca foto çektim ama hepsi böyle:))

Tam iyi yakaladım ikisini derken Asude anında bir ters U dönüşü yapmıştı:)



Burada da Elif arka planda kalmayı tercih etmiş. İki saniye önce Asude'nin yanındaydı oysa:)

Asude de profilden ayrı tatlı maşallah. Yanaklar tam ısırmalık. Elbisesi de çok cici!



Sonunda oturtmayı akıl etmişim de bu fotoyu çekebilmişim:)



Bu da bizim kuzuların geçen yılki fotoğrafları. Tarih: 21-03-2008



Eklemeyi unuttuğum, aylar öncesine ait bir video..


16 Mart 2009 Pazartesi

Elif- Zeynep- İkra
Yasemin kızlarıyla 4-5 günlüğüne İstanbul'a gelince O ve Başakşehirdeki arkadaşlar Cuma günü bizde toplandık. Bol kahkahalı güzel bir gün geçirdik. Muhabbet aklıma geldikçe hala gülüyorum:)))

İki Elif'i birlikte çekmek istedim ama bizimki kucağımdan inmek istemedi. İndirince ağlamaya başladı. Ağlayınca da yüzü gözleri kızardı. Ama bütün bunlar emelime ulaşmama engel olamadı:)

Bu ve altındaki 10 u aşkın foto aynı gün ardı ardına çekilmiş fotoğraflar. Kıyafetten de anlaşılacağı üzere..

Uzun zaman fotoğrafını çekmemiştim Elif'in. Makinayı elime alınca da bırakmak istemedi canım.



Neye kızmışsa..


Elif ile çay, çekirdek keyfi bir başka!





Bu sefer iyi saklanamamış kuzu:)

Uzun zamandır tuvalet ihtiyacı geldiğinde işlem tamamlanıncaya kadar gözden kayboluyor Elif. Merak edip "Elif neredesin?" diye seslenince "budaa, budaa!" diye karşılık veriyor bulunduğu yerden:)


Vuuuuu vuuuuu! Abisinin arabalarını yan yana sıralarken..


Dışarı çıkmak için sabırsızlanırken. İlk fotoda "anne al, anne al" diye pusetinin bulunduğu yeri gösteriyor.

23 Şubat Umut'un doğum günüydü. Her pazartesi oldugu gibi o gün de etüde kalması gerekiyordu. 8 de gelecek diye beklerken 5 de eve dönünce "neden erken geldin?" diye çıkıştım. Yazık "anne ya insaf yılda bir gün doğum günüm o gün de etüde mi kalacaktım" dedi.

Bülent gelirken sevdiği pastadan ve uzun zamandır istediği yazıcıyı almış hediye olarak. Kendi aramızda kutlamış olduk bir doğum gününü daha böylece..


(aslında bizim masamızın da Şükranınkinden altta kalır tarafı yoktu ama yakın çekince hiçbiri çıkmamış. Çok üzüldüm:P)

Betül

Zeynep & Umut

Batu

Yurt arkadaşlarımla bu ay Zeyneplerde toplandık. Elif kucağımdan neredeyse hiç inmediği için Onun fotoğrafını çekemedim ama arkadaşlarımın çocuklarını çektim.

Yorumsuz:)

Umut'a gülerken..

9 Şubat 2009 Pazartesi

Uzun bir aradan sonra nihayet yazabiliyorum. Yazacak çoook şey varsa da ne yazık ki zaman yok:( Şükran'a verdiğim sözden dolayı şartlarımı zorlayarak oturabildim şimdi de.
Taşınma maceramızdan başlayayım anlatmaya.
Eveet, 4 ay gecikmeli de olsa nihayet taşındık(hala inanamıyorum:)) Taşınma öncesinde ve sonrasında yaşadığımız, bu kadar da olmaz dedirten aksiliklerden hiç bahsetmeyeceğim. Geldi geçti.
Ufak tefek eksiklerin dışında yerleştik de sayılır. Eve çevreye alışmaya çalışıyorum. Her Allah'ın günü -haftasonuymuş, gecenin bi vaktiymiş, sabahın körüymüş demeden-maruz bırakıldığımız matkap sesi dışında çok da şikayetim yok. 60 dairelik apartmanın sadece 5-6 sına taşınıldı şimdiye kadar:( Bu matkap sesine alışmaya çalışsam iyi olacak:( Oysa taşınırken anlaştığımız nakliye şirketine ait araçları gürültü olur gerekçesiyle saat 10 olmadan sitenin içine bile sokmamışlardı Bahçeşehirde!(Umutla ben Bahçeşehir'i güzel duygularla, özlemle andıkça, Bülent de "yaw ne çabuk alıştınız sosyete muhitine, varoşlara aslınıza geri döndünüz fena mı oldu" diye takılıyor:))
Annem taşınmadan iki hafta önce gelmişti ve yerleşene kadar da beni yalnız bırakmadı sağolsun. O olmasaydı napardım bilemiyorum.




Alpay&Umut
Passaparola oynarlarken objektiflere yakalandılar:)
Tatilin 4 günü Ordudaki görümcemler bizdeydi. Tam da Bülent'in yurt dışında olduğu zamana denk gelmesi kötü olsa da özellikle çocukların kaynaşması açısından çok güzeldi. Çok da iyi anlaştılar maşallah.

Saçlarını kestirdiğimden beri alıştı tokasız hayatın rahatlığına, tokayı görünce arkasına bakmadan kaçıyor:)
Favori oyuncağımız

Görüldüğü üzere koltuğa çıkarken bile yanımızda!


Bebek bakmaktan bitap düşmüş Elif:)

Ayşeçik:)

Hamarat kızım süpürgeyi çalıştırma izni koparabilmek için şirinlik yapıyor

Annenin gözünün içine bakılıp onay bekleniyor..

Onay alındı ve Elif Hanım iş başında.
Evde sofra bezini mutfağa taşıma görevi de Elif'e ait. Başkası götürürse kıyamet kopuyor.
Ev işlerine pek meraklı, eli de çok yatkın maşallah. Bir an önce büyümesini dört gözle bekliyorum:P
Geçenlerde, makinayı çalıştırmamla tekrar kapatmam bir oldu. Nedenine gelince, bizim kuzu kirli -üstelik kakalı- bezinin temizlenmesi için onu da atmış makinaya:) Son anda gördüm. Farketmeseydim herhalde içindeki bütün kıyafetleri atmakla kalmaz, makinayı da kapının önüne koyuverirdim.

Favori kitaplarımız
İçinde hayvan resimlerinin olduğu bu üç boyutlu kitaplar son zamanların gözdesi. Hem çok seviyor hem de ağızlarını kocaman açıp kapayan hayvanlar onu ürkütüyor. Parmağını ağızlarına götürür gibi yapıp hızla çekiyor:)
(Kitapları Amerika'daki öğretmeni hediye etmişti Umut'a başarısından dolayı. Umudi takdir belgesinin yanında bir de onur belgesi getirerek bu yıl da onurlandırdı bizi. İnşallah hep böyle devam eder)



Favori oyuncağımız ve kitaplarımızdan sonra...
*en sevdiğimiz şarkı: düm tek tek:)
*en sevdiğimiz reklam: dido (reklam çıkınca bizim kız da dodilemeye başlıyor:) evde dido bulundursam susması için işe yarayacak mı deniycem:P)
*en sevdiğimiz yarışma: wipe out (abisinin izlerken çok gülmesinden mi yoksa gün içinde kendi yaptığı cambazlıklara benzettiğindenmidir bilinmez!)
*en sevdiğimiz meyva: nar (doğduğundan beri yedirmeyi başaramadığım meyva da muz!)
*en sevdiğimiz yemek: kumpir (yemek sayılırsa)
*en sevdiğimiz çorba: yoğurt çorbası
"Elif Leylamız dün 1.5 yaşını da doldurdu ve kocamaan bir kız oldu!" diyemiycem:) 1.5 yaşını doldurdu doldurmasına da son kontrolümüzde kilomuz hala 9 ve boyumuz 79 çıktı:)
Çok sağlıklı ve çok neşeli ya gerisi de çok umurumda değil aslında.
Eskisine göre daha güzel yiyor. Çok yemek seçmiyor. Kahvaltıyı hiç sevmiyordu şimdi masaya bizimle oturup yumurta, zeytin, peynir, pekmez,.. ne varsa yiyor. Az da olsa severek yemesi hoşuna gidiyor.
Uykumuz da eskisine kıyasla daha derin ve uzun.
Alttaki azılardan sonra üstteki azılar ve köpek dişlerimiz de çıktı. Daha doğrusu çıkmış, çıktıktan epey sonra farkettim. Çok şükür sarsmadan, üzmeden, nasıl çıktıklarını bile anlamadan çok kolay çıktılar.


Zeynosuz olur mu? Olmaaz!:)
Zeynep ve kreşte öğrendiği son şarkı.