24 Eylül 2013 Salı

6 ay olmuş bloga bir seyler yazmayali. Masa üstü bilgisayarımız uzun zamandan beri bozuk. Fotografları aktaramadigim için blogu da ihmal ettim istemeyerek. Ayrıca eskisi kadar vaktim de olmuyor girmek için ama ins. yeni bilgisayar geldiginde o vakti oluşturmak için daha gayretli olacağım.. (Gecen yıl bloga eklediğim bir yıllık fotoları ve notları yanlışlıkla silmemin de büyük etkisi var sogumamda)

Bu yıl Elif ilkokula Umut da liseye başlayacağı için çok heyecanliydilar. Okulun ilk gunü Okula Elifle birlikte gittik. İki yıl anaokuluna gitmiş olmasına rağmen sanırım torendeki uzun konuşmalar, kalabalık, büyük cocuklar onu ürküttü, gözleri doldu elimi sıkı sıkı tuttu. Ama daha sonra bahçede yeni baslayan cocukları okula alıştırmak ve sevdirmek için düşünülmüş macuncu, pamuk sekerci, misirci, baloncu, palyaçolar vs. nin arasına karıştı arkadaşlarıyla. Okul açılmadan önce bir hafta oryantasyon programında kaynasmislardi zaten sınıf arkadaşlarıyla..

Yazın okulun psikologların gözetiminde TKT testi için okula cagirilmistik. Orada başarılı olduğu söylenip WISC R testi için Adem Güneş'in psikolojik danışmanlık ve egitim merkezine       yönlendirdiler. Birkac hafta sonra iyi bir skorla o testi de geçtiğini öğrendik. Öğretmenler ve psikologlar gözetiminde yapılan oryantasyon programında da testlerden yeterli puanı alan 36 cocuğun yarısı eklenerek 18 i proje sınıfına girmeye hak kazandı. Elif de bu proje sınıfına dahil oldu. Umarım hayırlı olur.

Öğretmeninin erkek oluşuna üzülmüştüm basta ama tanıyinca bu düşüncem değişti çok şükür. Veliler olarak çok sevdik çok icimiz ısındı. En çok da cocuklari hic bir hususta sikmayacak rahat bir öğretmen olması, onlara olan şefkati hoşuma gitti. Ders konusunda katı ve hırslı öğretmenlere hiç tahammülüm yok. İkinci haftaya başladık güzel gidiyor çok şükür. Tek şikayeti okul ve evde ödevler yüzünden kitap okumaya zaman bulamaması. Tam bir kitap kurdu, babasının kızı! Yazın tatilde kendi kitaplarını bitirince benim kitabıma el koyup onu okumaya başlamıştı. Bayramda topladığı bütün paraları da kitaba yatırdı.

Okulunu sevmesine rağmen  servis hostesi ilk haftadan Elif'i okuldan soğutmayı başardı. Ders çıkışı  servise biraz geç kaldığı için azarlamış. Surat bes karis geldi. Okula sen götür diye tutturdu, ağladı... İlk isim ertesi gün şikayete gitmek oldu. Sofor ve hostes evliler. Cocuklarla iletisimi bu kadar kötü olan, bu kadar cocuk sevmeyen başka bir cift görmedim. Git baska is yap o zaman! Gecen yıl da Umut'u okula onlar götürüyordu defalarca uyarmıştım. Bu sefer cocuklari ayni servisi kullanan arkadasim Arzudan da destek alarak  dogrudan şikayete gittim. Bir hafta icinde değişeceği söylendi bakalım merakla bekliyorum..

 Haftasonları da Neslihan'in tavsiyesiyle Tarik ve Melihle birlikte mental aritmetiğe gonderiyorum.O kadar memnun ki. "anne daha zevkli daha eğlenceli başka bir şey olamaz" diyor. Dersler sabah olmasına rağmen yataktan fırlayacak kalkmasından da belli oluyor zaten ne kadar sevdiği. ( okulu da seviyor ama maalesef sabahları bu kadar istekli kalkmıyor)


 Umut da SBS den dolayı gecen yıl çok yogun ve stresliydi.  Emeginin karsiligini goremedigi sınavla morali iyice bozuldu. Kötü bir yildi maalesef umut için. Okul basarı puanı 100 olmasına, denemelerde çok iyi puanlar almasına (sınav yaklaştıkça full ler çoğalmıştı) dersanede ve okulda ozel derece sınıfında olmasına rağmen, sınavda ne olduysa bilmiyorum başarısını gösteremedi. Son zamanlarda gunde yaklaşık 1000 soru çözdüğü için çok serilesmisti ve denemelerde 1 saatte sınavdan çıkıyordu ama gercek sınavda bir sürü boş bırakmış süre yetmediği için. Saka gibi..  Allah ne nasip ettiyse yaşayacağımız oymuş, nasipten ötesi yokmuş gercekten. Öğretmenleri sınav sonrası da yalnız bırakmadılar sagolsunlar.. Müdür yardımcısı, matematik ve fen öğretmeni toplanip Umut'un gitmek istediği okulun müdürüyle görüşmüşler, sınavın Umut'un gercek performansını yansıtmadığını anlatıp ikna etmişler. Sınavı puanı pek parlak olmasa da bu sayede 500 tam puan alsa da gitmek istediği okula girmiş oldu. 9. Sınıflar arasında yapılan İngilizce kur sınavında birinci olarak öğretmenlerinin destegini emegini bosa çıkarmamış oldu.

  **20 Eylül'de Elif'in ilk dısı acisiz ve agrisiz olarak tarafimdan çekildi

. **Tam bir panter emel olan Elif'e bahceli evimiz olmadıgı için köpek, alerjisi olduğu için kedi, kafam ses götürmedigi icinde kuş alamayınca balik almaya razı ettik. Kendi sectigi 5 kucuk baligi, onlarin yasayabilecegi ebattaki bir akraybumu(elifce akvaryum)yemini ilacini vs alip mutlu bir sekilde eve donduk artik bizim de evde besleyecegimiz hayvanimiz var diyerek.Yemlerini kendi veriyor tv izler gibi izleyip keyifleniyordu ama dün birini kaybettik ne yazık ki. Şimdi Elife gercegi mi söylesem üzülmesin diye iyi bir yalan mı bulsam diye düşünmekteyim.

29 Mart 2013 Cuma



5 Aralık 2012 Çarşamba

 Bütün gün okulda yaptıkları yetmiyormuş gibi akşamları da evde benimle faaliyet yapmak istiyor. Evde birlikte yaptığımız bir parmak boyama çalışmamız.


 Bundarda en zevk alarak yaptığı ip baskılarımız..
 Bu da eksik kalmasın dedik fasulye deneyi de yaptık. Bu akşam saksıya toprağa dikeceğiz fasulyelerimizi.. Çok hoşuna gitti, bu kadar hızlı büyümelerini hayretle izledi.
 Çorap bebekten sonra yine çoraptan yapmaya çalıştığımız tavşanımız
Bunu da TV de izlemiştik. Yapalım diye çok ısrar edince abisini astronot yapıp uzaya gönderdik.

30 Ekim 2012 Salı

*Spadeggi, fuatör, motolikset, dabruka,... 5 yaşımızı doldurduk ama hala söyleyemediğimiz kelimeler var! 

*Elif'i terliksiz görünce "Daha yeni iyileştin yine burnun akar, öksürürsün böyle yaparsan. Kendini korumuyorsun sonra sen çekiyorsun" diye uyardığımda "Ne çekmesi ben siliyorum bi kere" diye itiraz etti:) 

 *Abisinin son zamanlardaki en büyük zevki Elifle uğraşmak,onun sabrini zorlamak. (ergenlik ve sınav stresinin etkisi sanırım) Sinirlendikçe nasıl keyif alıyor, gülüyor...Sadece Elif'in değil benim de sabrım taşma noktasına geliyor çoğu zaman. Çocuklar maşallah bizim çocukken çok rahat kullandığımız salak manyak gibi sözcükleri kullanmıyorlar birbirlerine karşı. Kullananlari da yadirgiyorlar ve arkadaşlık etmek istemiyorlar. Artık o gün nasıl sinirlendirmişse abisi, kullandığı en kötü kelime olan "yaramaz" kesmedi "kızdıran insaaaaaaaan!" diye avazi çiktiği kadar bağırdı abisine. Biz gülünce de daha bir sinirlendi doğal olarak. O günden sonra da "kızdıran insan" kaldı Umut'un adı;)

 *Hep Elif'in yeteneklerinden, başarılarından bahsediyorum. Umut'da bu yıl SBS ye hazırlanıyor. Dersanedeki 10 kişilik özel derece sınıfına girdi maşallah. Geçen yıl birinci dönemi 98 ortalamayla bitirmişti. İkinci dönem de aynı başarıyı gösterirse playstation alacağına söz verdi babası. İkinci dönemde 99 ortalama yaptı bizimki ve playstationı kaptı. Bu, eniştemin, namaza başlama karşılığında kuzenime elektro gitar alma sözü vermesine benzedi biraz. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diyesi geliyor insanın:) 

 *Geçen gün yaşayacağimiz son sıcak havaları değerlendirmek adına parka çıktık Elifle. Daha öncelerde de defalarca şahit olduğum gibi o gün de tam salıncağa binmek üzereyken başka bir çocuk Elif'i iterek salıncağa el koydu. Bizimki de kuzu kuzu çekildi kenara, pıstı kaldı öylece. Aylardır görüşemedigimiz amcalarına gittik gecen ay. Kendinden bir yaş küçük kuzeni ona kötü söz söyledi diye (ne demişse artık, söyletemedik de) burnumuzdan getirdi günümüzü. Durup durup iç çeke çeke ağladı. İki üç hafta önce de Ankara'dan Özlem gelmişti İstanbul'a. Ortak arkadaşımız Arzularda buluşacağız. Elif de arkadaşıyla görüşeceği için çok mutlu. Hatta yolda giderken " Çok uzun zaman oldu neye benzediğini unuttum Asude'nin" dedi.(yüzünü bile unuttum demek istiyor:)) Ben hasret giderirler, güzel güzel oynarlar diye beklerken Elif bütün gece suratı asık bir şekinde dizimin dibinde oturdu. Daha sonra evde öğrenebildik Asude'nin "sen bizim kadar güzel resim yapamazsın" demesine alınıp moralini bozduğunu. Kızcağız da muhtemelen Elif'in de onlarla resim yapması için, onu gaza getirmek için söyledi. Öyle olmasa bile hemen kırılıp küsmeye demoralize olmaya ne gerek var. Özgüven eksikliği midir, içe kapaniklik mıdır, fazla hassasiyet midir,.. adı her neyse tez zamanda kurtulsak çok sevineceğim.

21 Ekim 2012 Pazar





 Gambol:)
 Çizgi birleştirme. Ben de daha iyisini yapamazdım sanırım.
Geçen yıl sınıfta yaptığı ve eve getirir getirmez odasının baş köşesine yapıştırdığı faaliyet.

Elif'in karnesi ve yılsonu gösterisinden birkaç fotograf(daha doğrusu fotografın fotografı)

 

 Çayda çıra
 Kovaladıkça kaçan ateş böceği
Tiyatro-Elif kuaför rolünde (Elif'in tabiriyle tiratro gösterisi rolüyse fuatör:))

19 Ekim 2012 Cuma

Yanlışlıkla son bir yılda kaydettiğim her şeyi sildim:(( Çok üzgünüm!